TOPLULUK ANASAYFASI FİNANSAL DURUM BİZE ULAŞIN
BESLENME

SAANEN SÜT KEÇİSİ BESLENMESİ
SÜT KEÇİLERİNİN BESLENMESİ
Süt keçilerin beslenmesinde, kritik sayılan başlıca üç dönem vardır. Bunlar sırasıyla, teke katımı ya da çiftleşme dönemi, gebeliğin son 1-1.5 ayı ve oğlaklamayla başlayan süt döneminin ilk iki ayıdır. Bu dönemlerde süt keçilerine elden verilecek yemlerin miktar ve niteliği, verimliliği etkiler. 
 
TEKE KATIM DÖNEMİ BESLENMESİ
1. Keçilerin beslenmesi 
Teke katımı zamanında, daha kaliteli bir beslemenin uygulanmasında birçok yarar vardır Bu yararlar arasında sırasıyla; keçilerin tekeye gelme süresinin kısaltılması(aşımların toplulaştırılması), ikizliğin artırılması, gebe kalma oranını yükseltilmesi ve gebeliği başarıyla sürdürülmesi sayılabilir. Buna aşım ya da katım dönemi beslemesi adı verilir. Teke katım dönemi beslemesi yaklaşık 4-6 haftalık bir süreyi kapsar. Bu süre içinde süt keçilerine 1-1.5 kg a kadar kuruot ve 250-300 g arpaya eşdeğer karma yem verilebilir. Ancak, keçiler dışarıda otluyorsa, ayrıca kuruot vermeye gerek yoktur, yalnız karma yem verilir.
2. Tekelerin beslenmesi 
Aşım döneminde tekenin beslenmesine de özen gösterilmelidir. Tekelere verilecek karma yem, döl suyunun (meni) verimini ve kalitesini artırır, onları aşımda daha zinde tutar. Tekelerin beslenmesine, aşım döneminden önce başlanarak verilen toplam yem %10-15 düzeyinde artırılır. Bu düzey aşım dönemi boyunca, hatta aşımdan sonra 4-5 hafta daha sürdürülür. Teke katım döneminde, serbest olarak yedirilen kaliteli kuruot yanında teke başına günde 300-500 g tahıl karışımı yem verilir. Teke katım döneminde, keçi ve tekelerin mineral madde ihtiyaçlarını karşılamak için yalama taşından yararlanılmalıdır. 
 
GEBELİĞİN SON DÖNEMİ BESLENMESİ
Gebe keçilerde gebeliğin son 1.5 ayı oğlağın ana karnında en hızlı büyüdüğü ve memenin giderek geliştiği döneme rastlar. Bu dönemde dengeli ve yeterli beslenen anaç keçilerin oğlakları iri doğar ve memenin süt üretme gücü uyarılır. Ayrıca ananın güçlü kalması da sağlanır. Bu durum, ikiz doğurma olasılığı yüksek süt keçilerinde önem kazanır. Gebeliğin son döneminde yem tüketimi azalır. Bununla birlikte, karma yem içeriğinin protein, enerji ve mineral yoğunluğu artırılmalıdır. Enerji düzeyi, karma yemdeki buğdaygil dane yemin yüzdesini yükselterek artırılmalıdır. Diğer yandan kalsiyum düzeyi artırılır, ancak süt humması riskini azaltmak için gebeliğin son iki haftasında düşürülmelidir. Sütçü keçi başına verilecek karma yem miktarı, 40-50 kg lık keçiler için gebeliğin ilerleyen dönemlerinde 200 g dan başlayarak 600-700 g kadar yükseltilebilir. Kaliteli kuruot miktarı 0.5 ile 0.8 kg arasında değişebilir. 
 
SÜT VERİMİNİN İLK DÖNEMİ BESLENMESİ
Süt keçilerinde süt veriminin en yüksek olduğu dönem, oğlaklamadan sonraki ilk 6-8 haftalık dönemdir. Bu dönemde, en yüksek düzeyde süt elde etme, bununla birlikte anayı sağlıklı tutmak için dengeli ve yeterli bir besleme düzeni gereklidir. Ananın süt miktarının yeterli olması, aynı zamanda süt emen oğlakların hızlı gelişmesi açısından da önemlidir. Sağmal keçiler için iki seçenekli süt karma yemiyle besleme sistemi uygulanabilir; Sağmal keçiler, süt verimlerine göre gruplandırılır. Süt yemi karması sağım sırasında, öncesinde ya da sonrasında verilebilir. En yaygın olarak uygulanan sistem, sağım sonrası yemlemedir. Her bir sağmal keçi, süt verimine göre yemlenebilir. Ancak bu uygulama, çok yüksek verimli keçiler için geçerlidir.Üretilen her litre süt için, kuruotun dışında 400-600 g süt yemi karması hesaplanır. Süt yemi karması, %16 ham protein ve ortalama 700 kcal net enerji içermelidir. Yem fabrikalarından alınacak süt yemi dışında, yetiştiricilerin kendileri de karma yem hazırlayabilirler. Örneğin bir litre süt için keçilere (350 g arpa + 100 g pamuk tohumu küspesi) ya da (250 g arpa +100 pamuk tohumu küspesi + 100 g mısır) karışımından oluşan karma yem hazırlanabilir. Sağmal dönemde, keçilere verilecek karma yemin protein, vitamin, ve mineral düzeyi kadar enerji içeriği ve düzeyi de önemlidir. Enerji kaynağı büyük ölçüde tahıllardan karşılanmalıdır. 
 
SÜT KEÇİLERİNİN BESLENMESİNDE TEMEL İLKELER
Keçiler, sığır ve koyunlardan farklı olarak ağaç yaprakları ve dallarından yem olarak yararlanabilirler. Kaba yemler, genellikle hayvanların yaşama gereksinimlerini karşılamada kullanılmalıdır. Yeşil yemin ve otlağın bulunmadığı dönemlerde, keçilere kuru ot ve kuru yonca verilmelidir. Keçilerin kaba yem ihtiyacı şeker pancarı posasından da karşılanabilir. Havuç, şalgam gibi kök ve yumru yemler de keçi beslemede kullanılabilir. Ancak bunlar, iştaha göre değil sınırlı verilmelidir. Süt keçilerinin beslenmesinde genellikle sağmal dönemde yeşil silo yemlerinden yararlanılabilir. Verilecek silo yemi miktarı, keçilerin günlük kurumadde ihtiyacının %40-60 ını karşılayacak düzeyde olmalıdır. Silo yemleri, sağımdan 3-4 saat önce yedirilmelidir. Günlük silaj miktarı 1-3 kg kadar olabilir. Yüksek süt verimli keçilerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilmek için kaba yemlerin karma yemlerle desteklenmesi zorunludur. Keçilere verilecek karma yemin enerjisi, mısır ve buğdaygil dane yemler ve bunların değirmencilik artıklarından, protein ihtiyacı pamuk, ayçiçeği gibi yağlı tohum küspelerinden karşılanmalıdır. 
 
SÜT KEÇİLERİNİN OTLATILMASI
Türkiye’de, az sayıda yetiştirilen süt tipi keçilerin dışında kıl keçilerin yaşama ve verim payı ihtiyaçları çoğunlukla mer’adan karşılanır. Keçi mer’aların ağırlığını da orman mer’aları oluşturur. Orman mer’alarından yararlanan keçi sayısı, getirilen sınırlamalar nedeniyle azalmaktadır. Bu bağlamda kıl keçi sayısında gözlemlenen azalma, melez süt keçisi yetiştiriciliğinin geliştirilmesiyle de ivme kazanabilir. Ancak şimdiki durumda bile denetimli ve birörnek otlatma yapılarak, hem orman mer’alarının aşırı sömürülmesi engellenebilir, hem de keçilerin gereksinimleri daha yüksek düzeyde karşılanabilir. Denetimli ve birörnek otlatma için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir;
 
 
* Sürü büyüklüğü 100-150 baş keçiyi aşmamalıdır.
* Sürü mer’aya en çok 100 m. genişlikte ve 50 m derinlikte birörnek bir şekilde dağıtılmalıdır. 
* Keçiler dakikada 4-5 m yol alacak bir hızda yürütülmelidir. Çoban sürünün önünde yürümelidir. Olası ise bir yardımcısı olmalıdır. 
* Koruma amacıyla 80-100 baş keçiye bir köpek hesaplanmalıdır. 
* Geniş alanlı mer’alarda otlatmaya mer’anın bir kenarından başlanmalı, 150-200 m genişlikte bir şerit sonuna kadar otlatılmalı, sona ulaşıldığında geri dönülerek şerit bir kez daha otlatılmalıdır. 
* Engebeli mer’larda otlatmaya eteklerden ve yemin en iyi geliştiği yerden başlanmalı, keçiler daha sonra yukarıya doğru yavaş yavaş tırmandırılmalıdır. 
* Sıcak mevsimlerde, sabah güneş henüz etkili değilken sürü doğuya doğru, sıcak bastırınca kuzeye, akşam üzeri de batıya doğru sürü güdülmelidir. 
* Rüzgarlı havalarda, sabah ve akşam döneminde sürü rüzgar yönünde, öğleyin ise rüzgara karşı yönlendirilmelidir. 
* İlkbahar ve sonbahar aylarında hayvanlar tam gün olarak otlayabilirler. Ancak keçiler yazın sıcaktan dolayı öğle sırasında otlamayı sevmezler ve mer’adan yeterince yararlanamazlar. Bu nedenden dolayı gündüzün gölgeliklerde dinlendirilmeli, akşam üzeri mer’aya çıkarılmalı ve otlatma gece sürdürülmelidir. 
* İlkbaharda, sabah saatlerinde kırağıya dikkat etmeli, kırağı çözüldükten sonra mer’aya sokulmalıdır. 
 
 
DOĞAL (ANALI) BÜYÜTME
Türkiye’de keçicilik işletmelerinde oğlaklar genellikle doğal yöntemle yani 2-3 ay süreyle anasının yanında bırakılıp onu emmesini sağlayarak büyütülür. Emiştirme döneminin süresi, işletmeden işletmeye ayrım gösterebilir. Ortalaması 60 gün olarak kabul edilebilir. 
1. Oğlakların Yavrulukta Büyütülmesi 
Süt keçiciliğine yönelecek işletmelerde oğlak verimi artacaktır. Bu durumdaki işletmelerde ikiz ya da üçüz oğlakların hızlı gelişmesini sağlamak, yemden yararlanmayı hızlandırmak ve sütten kesimden sonra oluşabilecek stresin etkisini azaltmak amacıyla yavruluk(*), adı verilen düzenlemelerden yararlanılabilir. Yavruluklarda aynı zamanda temiz ve taze su bulundurulur. 
* Yavruluktan yararlanılarak uygulanan beslemede dikkat edilecek konular şunlardır: 
* Yavrulukta oğlakların önünde taze ve sürekli yem bulunması çok önemlidir. 
* Asla yavruluk boş bırakılmamalıdır. 
* Oğlaklar, yavrululuklara büyütme dönemine geçerken yavaş yavaş alıştırılmalıdır. Aksi durumda, birden bire başlayacak fazla karma yem tüketimi Çelerme’ye (Enterotoksemi) neden olabilir. 
* Yemlikler, su, yağmur, kar gibi istenmeyen etmenlerden korunmalı ve bütün yemlikler karma yem ile dolu olmalıdır. 
* Islak yemler küflü olabilir, bu nedenle yemlikler, sık sık denetlenmeli, bozuk yemler varsa yemlikten uzaklaştırılmalıdır. 
* Özellikle karma yemliklerdeki yem akış hızı çok iyi denetlenmelidir. 
* Derin ve eğimli karma yem yemlikler, oğlaklar için bir tehlike oluşturabilir. Bu da oğlaklarda ölüme neden olabilir. 
* Açık yemlikler, oğlak büyütmede kullanılabilir. Ancak yemlikler sık temizlenmeli ve en az günde iki kez doldurulmalıdır. 
* Açık yemlikler kullanıldığında oğlaklar, kim zaman yemliklerin içine girerek idrar ve dışkı yaparlar. Bu durum aynı zamanda yem kaybına neden olur. 
 
2. Oğlak Büyütmede Kullanılan Yavruluk 
Yavruluğun ölçüleri incelendiğinde dikey çubuklar arası aralık 12.5-15 cm, çubukların yerden yükseklikleri ise 50 cm olmalıdır. Oğlakların geçecekleri alanın yüksekliği, en az 120 cm olmalıdır. Dayanıklı ve uzun süre kullanılacak yavruluk kapısı, metalden yapılmalı, tercihen 2.5 cm ya da 3.5 cm kalınlığındaki paslanmaz çelik kullanılmalıdır. Kapı tahtadan yapılacaksa, sağlam olmalıdır. Ancak kullanım süresi, metal kapılara göre daha kısa olacaktır. Yavruluklar, oğlakların gün boyunca bölme içinde gezindikleri suluk, gölgelik ve diğer yapılara yakın olmalıdır. Oğlaklar, özellikle karınları doyurunca zıplama, tırmanma ya da diğer oyun davranışlarında bulunur. Bu amaçla yavruluk yakınlarına ağaç kütük, kaya parçası gibi cisimler konularak oğlakların oynamalarına yardımcı olunur. 
 
ANASIZ (YAPAY) BÜYÜTME
Anasız büyütme, özellikle oğlak veriminin yüksek, buna karşılık keçi sütünün yüksek fiyatla değerlendirildiği ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de de süt keçiciliğinin gelişmesine koşut olarak oğlakların büyütülmesinde anasız büyütme devreye girebilir.Anasız büyütmede oğlaklar, doğar doğmaz analarından ayrılarak, özel biberonlarla, ya da özel emzikli kovalarla elden emzirilir. Bu büyütme yönteminde oğlakların besin gereksinimi ana sütü, ya da aynı besin değerindeki ve “yapay süt” olarak adlandırılan özel mamalarla karşılanır. Bu büyütme yönteminde, yeni doğan oğlakların ilk birkaç hafta her türlü çevresel etkilerden korunacakları bir ortamda bulundurulmaları gerekir. Özellikle çevre sıcaklığının önemi büyüktür. Oğlaklara sıcaklık bakımından rahat bir ortam sağlamak amacıyla reflektörlü ısıtıcı lambalardan yararlanılır. Yaklaşık 90 cm yükseğe yerleştirilen ve 250 watt gücündeki bu lambalardan bir tanesi 15 oğlak için yeterli kabul edilir. Bu yöntemde dikkat edilecek noktalar şunlardır; 
 
* Oğlaklar aç kalmamalıdır, 
* Ağıl iyi bir şekilde havalandırılmalıdır, 
* Sıcaklık 12-18 o C arasında tutulmalıdır, 
•Temiz ve sağlıklı bir ortam sağlanmalıdır. 
 
 
Emiştirme süresi 6-8 hafta ile 10 –12 hafta arasında değişebilmektedir. Emiştirme süresinin ve oğlaklara verilecek günlük yapay süt miktarının belirlenmesinde öncelikle keçi sütü ile yapay sütün, yani mamanın besin değeri ve fiyatı dikkate alınır. Yapay büyütmede genellikle uygulanan emiştirme süreleri ve tüketilen günlük süt miktarları Çizelge 1 de verilmiştir.
 
Özellikle keçi sütünün yüksek fiyatla satıldığı yerlerde ve gerekli emiştirme düzeneği olan işletmelerde yetiştiriciler, oğlak büyütmede ana sütü yerine süt ikame yemi de kullanmaktadır. Ancak yapay sütle besleme, özellikle sağlık açısından dikkat ve titizlik isteyen bir uygulamadır. Her emiştirme sonrasında ekipmanların temizliği çok önemlidir. Yapay emiştirmede genellikle iki tip emzik kullanılır. Bunların bir türü plastik kovalara takılır. Her kullanımdan sonra çıkartılır ve temizlenir, bir sonraki emiştirmeye hazırlanır. O takdirde oğlakları emzikli kovalara alıştırmak gerekir. Plastik tüpe bağlanan emziklerde ise, sütün akış hızı bir valf yardımıyla ayarlanır. Bu tip emziklerin temizliği daha zordur ve daha çok özen ister. Temizlik ve sağlık koşullarına dikkat edilmemesi durumunda kanlı ishal (koksidiyoz) tehlikesi ortaya çıkabilir. Yapay büyütme yapılan keçicilik işletmelerinde oğlak bölmelerinin alanı, yaşa göre ve oğlak başına altlık kullanılan beton tabanlı ağıllarda 1.8-2.4 m2, ızgara tabanlı ağıllarda ise 0.6-1.2 m2 olarak hesaplanır.
 
KALINTI SÜTLE BÜYÜTME
Makine ya da elle sağımla, keçiden alınamayan ve bu şekilde memede kalan sütle, oğlakların analarını emzirerek büyütülmesine kalıntı sütle büyütme denir. Bu yöntemle keçilerden hem daha fazla süt elde edilir, hem de oğlakların normal gelişmeleri sağlanır. Yöntem başlıca iki şekilde uygulanabilir 
 
* Tek sağım + Bir öğün oğlak emiştirme 
* Çift sağım + Emiştirme 
 
 
1. Tek sağım + Bir öğün oğlak emiştirme 
Oğlakların ağız sütünü 1-2 gün süreyle emmesinden sonra tek sağım + bir öğün oğlak emiştirme uygulamasına başlanır. Tek sağımdan sonra oğlaklar ana yanına bırakılır. Sağım sabah yapılıyorsa, oğlaklar akşama değin analarını emerler ya da anaları mer'adan dönünce emişlerine izin verilir, sonra ayrılır. Sağım akşam yapılacaksa, keçiler otlak dönüşü önce sağılır, sonra oğlaklar ana yanına bırakılır. Oğlaklar sabaha değin analarıyla birlikte kalabilirler. Ancak, keçiler otlağa çıkarılırken ayrılır. Bu yöntem, oğlak verimi yüksek melez sütçü keçilerde ya da yerli ırklarda uygulanabilir.
 
 
2. Çift sağım + Emiştirme 
Bu yöntemde, oğlakların 1-2 gün süreyle ağız sütü emmelerine izin verilir. Daha sonra keçiler sabah ve akşam sağılırlar. Sağımı takiben kalıntı sütü emmek üzere oğlaklar analarının yanına 20-30 dakika süreyle bırakılır. Bol sütlü ve genellikle tek doğum yapan keçilerde bu yöntem uygulanabilir.

 

 

Saanen sütçü keçi ırkları diğer hayvan türlerine göre bazı avantajlara sahiptir. Bunlar;

¦Oransal süt verimi ( Canlı ağırlığa göre ) çok yüksektir. 50 kg canlı ağırlığa sahip bir süt keçisi kendi ağırlığının en az 10–15 katı süt verebilir. Normal besleme koşullarında Saanen gibi sütçü keçiler 700–1000 kg süt verirken, çok iyi koşullarda beslenen iyi bireyler 3000 kg üzerinde süt verebilmektedir.
¦Süt keçileri diğer hayvanlara oranla daha az para ile satın alınabilir. İnekle karşılaştırılırsa 1:20’dir. Kısaca keçi inekten 20 kat daha ucuzdur.
¦Süt keçileri, her türlü ekonomik ve ekolojik koşulda, evde, bağ ve bahçede, çölde ve tropik koşullarda yetiştirilebilir. Tropik ve subtropik bölgelerin aranan hayvanıdır. Adaptasyon yetenekleri çok yüksektir.
¦Ham selülozlu yemleri çok iyi sindirir. Bu özelliği koyun ve sığırdan üç kat daha fazladır.
¦Sığırla karşılaştırıldığında üremesi kolay, gebelik süresi kısa ve döl verimi yüksektir. Jenerasyon aralığı çok kısadır. Optimal çevre koşullarında bir batında ortalama iki oğlak verirler.
¦Süt keçilerinin önemli bir özelliği de erken gelişmeleridir. Entansif bakım ve besleme koşullarında ilk yavrusunu 12 aylıkken yapar. Diğer bir değişle keçi 7aylık yaşta tohumlanabilir.
¦Diğer çiftlik hayvanlarına oranla hastalıklara ve kötü çevre koşullarına daha dayanaklıdır.
¦Keçi ağız yapısından dolayı fundalık, makilik ve çalılıktan en iyi şekilde yararlanarak karnını doyurabilir.
¦Sevk ve idaresi, bakılıp beslenmesi ve sağılması çok kolaydır. Yaşlılar, kadınlar ve gençler keçiye bakabilir.
Keçi sütünün diğer sütlerden ayrılan bazı özellikleri vardır. Bunlar;
¦ Keçi sütü, inek sütü gibi içimlik süt olarak tüketilebilme özelliğine sahiptir.
¦Keçi sütünde, daha fazla miktarda küçük yağ globülleri vardır.  Ayrıca keçi sütü yağı doğal olarak hemojenize özelliğine sahiptir. Bu özellikleri ile keçi sütünün sindirilmesi daha yüksektir. Bu durum keçi sütünü, sindirim sistemleri tam olarak gelişmemiş bebeklerin ve yaşlıların beslenmesinde önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
¦Bunların yanında keçi sütü prematüre bebeklerin beslenmesinde intestinal, koroner hastalıkların tedavisinde önem taşır.
¦Keçi sütü proteinleri diğer memeli sütlerinde bulunan amino asit komposizyonları bakımından çok belirgin farklılıklar gösterir. Bu durum özellikle inek sütüne alerjisi olan bebeklerin beslenmesinde keçi sütünü alternatif besin maddesi olarak devreye sokmaktadır.
¦Keçi sütünün yüksek fosfor içeriği, yeterince et ve balık tüketmeyen toplum kesimlerinin beslenmesinde önem taşır.
¦Annesi ölmüş tay ve köpek yavruları için ideal bir besin maddesi özelliği taşır.
            Keçi sütü bu özellikleri yanında peynir, süt tozu ve tereyağına işlenmekte ayrıca yoğurt üretiminde kullanılmaktadır. Dünyada yapılan en eski ve en ilkel peynir olan‘Kishle’ adı peynir ( Arabistan’da) keçi sütünden yapılan peynirdir. Diğer taraftan günümüzde dünyada en pahalı peynir de yine keçi sütünden yapılan Crottin de Chavignal olup Fransa’da üretilmektedir. Peynir çeşitleri bakımından Fransa’da sadece keçi sütü kullanılarak yapılan Camambert tipi ve Roquefert tipi peynirler başta olmak üzere diğer birçok keçi sütü peyniri piyasada en çok aranan peynirlerdir.
            Dünyanın birçok ülkesinde keçilerin ıslahında en çok kullanılan sütçü ırklar daha çok İsviçre keçi ırklarıdır. Genellikle sütçülük özellikleri ön planda olan bu ırkların başında Saanen gelir.
2011 © Copyright Etkin Şirketler Topluluğu